Kendi başına düzeltebileceğin egzersizler

Balık Eti Sağlığa Faydaları

Yıllarca antrenman yaptım ama beslenme tarafını uzun süre "sonra bakarım" diye erteledim. Postür çalışmalarına başladığımda fark ettim ki toparlanma hızım yediklerimle doğrudan bağlantılıydı. Haftada iki gün balık yemeye başladığımdan beri sabah tutulmalarımın azaldığını, ağır bacak antrenmanı sonrası ertesi günkü ağrının daha kısa sürdüğünü gözlemledim. Bu sayfada balık etini niye mutfağımın merkezine aldığımı ve kendi başınıza nasıl uygulayabileceğinizi adım adım anlatıyorum.

Balık eti neden bu kadar işe yarıyor?

Balık eti, hem yüksek kaliteli protein hem de omega-3 yağ asitleri (EPA ve DHA) taşıdığı için ikisini birlikte veren nadir kaynaklardan biri. Protein kas onarımı için gerekli; omega-3 ise vücuttaki iltihap yanıtının dengelenmesine yardımcı oluyor. Bir de yağlı balıklarda D vitamini, iyot, selenyum ve B12 var. Yani balık eti beslenme spor üçgeninde tek bir öğünle birden fazla açığı kapatıyorsunuz.

Kendi deneyimimde en net etkiyi eklem ve tendon rahatsızlıklarında gördüm. Omuz sıkışması yaşadığım dönemde egzersizlerle birlikte beslenmemi de düzelttiğimde, sadece egzersiz yaptığım döneme kıyasla daha hızlı yol aldım. Bunu bir mucize olarak değil, iyileşmeye giden yolda ikinci bir tekerlek olarak düşünün.

Hangi balıklar yağlı sayılıyor?

BalıkOmega-3 durumuNotum
SomonYüksekFırında pişirmesi en kolayı
SardalyaYüksekKılçığıyla yenir, kalsiyum da alırsınız
HamsiYüksekSezonunda hem ucuz hem lezzetli
Uskumru / kolyozYüksekIzgarada güçlü aroma
PalamutOrta-yüksekSonbahar favorim
Levrek, çipuraDüşük-ortaProtein iyi, omega-3 daha az
Ton (konserve, suda)DeğişkenAcil durum protein kaynağım

Adım adım: balığı hayatınıza nasıl sokarsınız

  1. Haftada iki öğün hedefiyle başlayın. Ben en başta "her gün balık" gibi abartılı bir plan yaptım ve üç günde bıraktım. İki öğün, sürdürülebilir ve gerçekçi. Bunlardan en az birini yağlı balık yapmaya çalışın.
  2. Alışverişi sabit bir güne bağlayın. Pazar günü balığı alıp aynı gün porsiyonlayıp buzluğa koyuyorum. Karar vermek zorunda kalmadığınız her adım, planın ömrünü uzatıyor.
  3. Tazeyi ayırt etmeyi öğrenin. Gözler parlak ve dolgun olmalı, solungaçlar canlı kırmızı, ete bastırınca iz kalmamalı. Amonyak gibi keskin bir koku varsa almayın. Bu üç kontrolü öğrenmem birkaç hafta sürdü, sonra otomatikleşti.
  4. Pişirme yöntemini basit tutun. Fırında 200 derece, zeytinyağı, limon, tuz, biraz kekik. 15-20 dakika. Kızartma yerine fırın veya ızgara seçmek, omega-3'leri korumak açısından daha iyi. Kızartma yağı balığın kendi yağ profilini bozuyor.
  5. Porsiyonu gözünüzle ayarlayın. Avuç içi büyüklüğünde bir fileto (yaklaşık 120-150 g) benim için bir öğünde yeterli. Ağır antrenman gününde bunu biraz artırıp yanına bulgur ya da patates koyuyorum.
  6. Antrenman zamanlamasına dikkat edin. Balık yağlı olduğu için sindirimi biraz daha uzun sürüyor. Ben antrenmandan en az iki saat önce ya da antrenman sonrası öğünde yiyorum. Hemen öncesinde yediğim günlerde midem ağır kaldı.
  7. Konserve ve dondurulmuş seçenekleri küçümsemeyin. Suda sardalya veya konserve ton, yoğun günlerde beni birçok kez kurtardı. Dondurulmuş somon fileto da besin değerini büyük ölçüde koruyor.
  8. Yanına ne koyduğunuzu düşünün. Yeşil yapraklı salata, zeytinyağı, tam tahıl. Balığı beyaz ekmek ve kızartma ile birleştirirseniz kazandığınızın bir kısmını kaybediyorsunuz.
  9. Etkiyi takip edin. Ben basit bir not tutuyorum: uyku kalitesi, antrenman sonrası ağrı süresi, sabah tutulması. Üç dört hafta içinde eğilimi görüyorsunuz. Ölçmediğiniz şeyi yönetemezsiniz.

Sık yapılan hatalar